Showing posts with label Türkçe. Show all posts
Showing posts with label Türkçe. Show all posts

Bilişim'08

tbd_logoTürkiye Bilişim Derneği, 19-21 Kasım 2008 tarihlerinde, "Yakınsama" sloganıyla Ankara Sheraton Kongre Merkezi‘nde Bilişim‘08 etkinliğini düzenleyecek. Bu yıl 25. kez düzenlenen etkinlikte ele alınacak bazı konu başlıkları şöyle: Afette Bilişim, E-Dönüşüm, Coğrafi Bilgi Sistemleri, e-oyun, Çevreci Bilişim, İletişim teknolojileri, 3G, Genişbant telsiz erişim sistemleri, IPTV, Akıllı Ev, Nesnelerin İnterneti, Mobil Numara Taşınabilirliği, İnternet Güvenliği, İnternet Yönetişimi, e-imza/e-noter, Ulusal Yazılım Endüstrisi ve Küresel Rekabet, Bilişim Stratejisi,  Matematiksel Bilgisayar Dili: Türkçe, Özürlüler ve Bilişim, Savunma Sanayi ve Bilişim, Spor ve Bilişim.

Paralel olarak 9 ayrı salonda yürütülecek etkinliğin Mimoza salonunda (20 Kasım Perşembe 14:20), benim de ufak bir sunumum olacak; “Ağ Merkezli Harp ve Yazılım Mimarilerinin Değerlendirilmesi”.

Ayrıntılı bilgi için; www.bilisim.org.tr

Esinlenme?

Son günlerde TV'de sık sık karşılaştığım Gnctrkcll "Sen Hayal Et" reklam filminin müziğinde, Madness grubunun en popüler şarkılarından biri olan "Our House"un nakaratından esinlenildiğini düşünmeye başladım. Kararı siz verin;

SOA World 2008'in Ardından

soaworld Geçtiğimiz hafta (23-24 Haziran 2008), New York City Roosevelt Otel'de düzenlenen 13. SOA World 2008 Konferans ve Sergi organizasyonu DataDirect'in ana sponsorluğunda gerçekleştirildi. Aslına bakarsanız konferans hakkında söylenebilecek ilk şey, tek bir konferans olmaktan ziyade üç farklı konferansın (SOA World, Virtualization, Data Services World) birlikte yapılması. Belki programları iyi ayrılsaydı katılımcılar için faydalı olabilecek bu birliktelik, belirgin bir ayrımın yapılmaması nedeniyle zaman zaman karmaşa yarattı. Aklımda kalan (ve bence en iyi) sunumlar aşağıdaki gibi:

Açılış konuşmasını (SOA: Making the Leap) yapan Richard Mark Soley (CEO, OMG), dinleyicilerin esprilerine tepkisiz kalmasına sık sık tepki göstererek "ne yani bu da mı gol değil!" şeklinde serzenişlerde bulundu (Aslında sabah 07:30 için dinleyicilerin hali iyi bile sayılırdı). R.M. Soley, genel olarak SOA Birliği'nin misyon ve hedeflerini açıklayarak SOA'nın yaygınlığı hakkında bazı bilgiler verdi. Özellikle MDA'nın üstünde duran Soley, SOA uygulayan tüm şirketlerin MDA'yı da değerlendirmesi gerektiğini belirtip, güzel bir slogan ile konuşmasını bitirdi: "Değişmek üzere tasarlamıyorsanız, yok olmak üzere tasarlıyorsunuz demektir...".

"The art & science of SOA" başlıklı sunumunda Volvofinans CIO'su Johan Nordin, bir birileri ile çelişen kaygıların üzerinde durdu. J. Nordin, "pazara sunum süresi" ile "sağlamlık", "güvenlik" ile "iletişebilirlik" kavramları arasında sürekli bir çekişme olduğunu, geliştirim sürecinde bu kavramlar arası dengenin iyi kurulması gerektiğini belirtti. Nordin ayrıca, SOA dönüşümü yaşayacak bir kurum için yukarıdan-aşağıya/aşağıdan-yukarıya yaklaşımların zor olduğunu, saf yaklaşımlar yerine, her iki uçtan (yukarı-aşağı) birlikte başlayıp ortada bir yerlerde buluşma yaklaşımını tavsiye etti.

Numatica şirketinden Jacek Kruszelnicki, “Avoiding a SOA Fiasco” sunumunda, SOA’nın iş ve teknik yanlarını ayrı ayrı ele alarak olası geçiş aşaması başarısızlıklarından nasıl kaçınılabileceğine değindi. J. Kruszelnicki, SOA’nın sadece bir tutam WS’ler topluluğu ya da ESB olarak algılanmaması gerektiğini belirtti. SOA’nın temel vaadinin; kurum içi ya da kurumlar arası servislerin yeniden kullanıldığı, süreçlerin birlikte yürütülebildiği bir çalışma şekli olduğu belirtti. Sunum boyunca iş ve teknik taraf açısından olası hataları ve bu hatalara karşı alınabilecek önemleri sıralayan Kruszelnicki, malesef süresini iyi kullanamadı. Programı aksatmamak adına konferans görevlilerinin uyarıları ile sunumun son kısmını yarım bırakmak zorunda kaldı.

“Facelift Your SOA with RIA” sunumunda Yakov Fain (CEO, Farata Systems), RIA yaklaşımının ne gibi temel dinamiklerden doğduğunu belirttikten sonra kendi şirketlerinde kullanıcı arayüzü için Adobe Flex, iş mantığı ve altı katmanlar için ise Java kullanımını tercih ettiklerini belirtti. Y. Fain, programlama dillerinin sadece bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğini bu bağlamda hangi iş için hangi programlama dili en kullanışlı ise o noktada ilgili dilin tercih edilmesi gerektiğini (takım tutar gibi programlama dili tutmanın hata olduğunu) belirtti. Basit uygulamalar için Flex’in doğrudan WS’lere bağlanabileceği de sunum içerisinde vurgulanan noktalardandı. Konferans boyunca yaşanan teknik aksaklıklardan Y. Fain de payını aldı. Yansıtıcıdaki arazıdan dolayı sunumunu sadece sözlü olarak yapabilen (buna rağmen en başarılı sunumlardan birini yaptığına inanıyorum; demek ki yansıtıcı o kadar gerekli bir şey değilmiş...) Y. Fain, bu sorun nedeniyle sunumunu kısa tuttu.

SOA World 2008, bazı organizasyonel/teknik sıkıntıları olmasına rağmen SOA hakkındaki yönelimleri gözlemlemek açısından faydalı bir konferans olarak yerini bir sonraki konferansa bıraktı; SOA World 2009 Londra...

Savronik Proje Yarışması 2008 (SPY-08)

spy08logo Savunma sanayinin önemli aktörlerinden Savronik firması, ünversite-sanayi iş birliği adına olumlu bir adım atarak üniversite öğrencileri için bir proje yarışması (SPY-08) düzenlemiş. Yarışmanın kazananlarının 17 Mayıs 2008'de belli olacağı belirtilmiş. Daha ayrıntılı bilgi http://www.savronik.com.tr/spy/ adresinden edinilebilir.

Her ne kadar belirtilen son başvuru tarihi (31 Ocak 2008) geçmiş ve katılımcı projeler belirlenmiş olsa da başvuru formu yarışma sitesinden ulaşılabilir durumda. Formu inceledikten dikkatimi çeken bir noktaya da değinmeden edemeyeceğim: Başvuru formunun sonunda yer alan "Sözleşme" bölümü katılımcıların ürün üzerindeki haklarını oldukça kısıtlıyor ve katılımcıların sayısını olumsuz yönde etkilemesi bence çok olası.

Umarım Savronik ve diğer firmalar üniversite-sanayi iş birliğini desteklemek adına daha iyi şartlarla katılımı destekleyen proje yarışmalarını ilerleyen senelerde de devam ettirirler.

Hacettepe Bilişim Günleri 2008

HUlogosu Geçen hafta Pazartesi günü(2008.04.14), Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Topluluğu (HÜBİT) tarafından düzenlenen Bilişim Günleri etkinliği için uzun bir aradan sonra tekrar Hacettepe Üniversitesi'ndeydim. Okul zamanlarında benim de çalışma fırsatı bulduğum HÜBİT tarafından düzenlenen bir etkiliğe tekrar katılmak oldukça keyifliydi.

Bu vesileyle ayak üstü de olsa öğrenci arkadaşlarla sohbet etme fırsatı buldum. Genelde sorular bilgisayar mühendisliği kariyer hedeflerini nasıl belirlemeleri gerektiği ile ilgili idi. Bu bağlamda, piyasa eğilimlerinin (ABD için yazılmış olsa da Türkiye için de geçerli olduğu söylenebilir) konu edildiği "Wanted: 10 IT skills employers need today" makalesi fikir verici olabilir. Ayrıca Türkiye'deki imkanları ve genel olarak akla gelen soruları içeren Doç. Dr. Göktürk Üçoluk tarafından hazırlanmış "Bilgisayar Mühendisliğine İlişkin Sıkça Sorulan Sorular" yazısının incelenmesini özellikle tavsiye ediyorum (Yazının "İş imkanları" kısmındaki ücret bilgilerinin güncel olmadığını belirtmek gerek).

If you've never failed, you've never lived

Yazılım Ürün Hattı

Yazılım ürün hattı, tanımlama yoluyla ortak öz varlıklar kullanılarak geliştirilen, belirli bir pazar kesiminin ya da görevin intiyaçlarına yönelik, yönetim altındaki ortak yetenek kümelerini kullanan yazılım-yoğun sistemler kümesine verilen isimdir [1].

YÜH yaklaşımının ortaya çıkmasına yol açan en önemli güdülerden biri de geçmiş yeniden kullanım yaklaşımlarından (Ör: Nesne yönelimli yaklaşım) çıkarılan derslerdir. Bu bağlamda genel kabul gören iki husus aşağıdaki gibi sıralanabilir [2]:

  • Fırsatçı yeniden kullanım’ın (Opportunistic reuse), uygulamada etkin olmadığı görülmüştür. Yeniden kullanım planlı ve zorunlu olarak yönetilmelidir.
  • Aşağıdan yukarıya (bottom-up) yeniden kullanım ile yeni sistemlerin soyut bileşenlerin bir araya getirilmesinden oluşturulması, başarılı sonuçlar vermemektedir. Başarılı yeniden kullanım yukarıdan aşağıya (top-down) yaklaşım gerektirmektedir (Bu tanımlama kısmen aşağıdan yukarı yaklaşım kullanımını dışlamaz).

Bu yeni yazılım geliştirme yaklaşımına geçişin nasıl ele alınacağı da diğer bir önemli konu olarak karşımıza çıkmaktadır. C. Krueger, kuruma faydası ne kadar yüksek olursa olsun, geçiş aşamasında yaşanacak üretim düşmesini ya da durmasını bazı kurumların göze alamadığını belirtmiştir [3].

Geçiş maliyetini en aza indirmek üzere tanımlanmış üç farklı uyum modeli bulunmaktadır [3]:

  • Öngörüsel Yaklaşım (Proactive approach): Geleneksel yöntemdeki şelale (waterfall) benzeri bir yaklaşımdır. Tüm ürün çeşitleri çözümlenir, tasarlanır ve gerçekleştirilir. Köklü ve tümden bir değişimi daha hızlı getirdiğinden bu yaklaşıma büyük patlama (big bang) yaklaşımı da denilir.
  • Tepkisel Yaklaşım (Reactive approach): Döngüsel ya da çevik yöntemlere benzer bir yaklaşımdır. Her bir döngüde bir ya da birkaç ürün çeşidi ele alınır.
  • Çıkarımsal Yaklaşım (Extractive approach): Var olan bir ya da bir kaç ürün YÜH için temel alınır ve diğer ürünler sonrasında dahil edilir.

Kurumların olgunluk seviyeleri, ürün ailelerinin çeşitliliği gibi bir çok etken var olmakla birlikte, tüm gereksinimlerin önceden çok açık belirlenemediği durumlar için en uygun geçiş modelinin “tepkisel yaklaşım” olduğu söylenebilir.

YÜH bağlamında iki temel sürecin birbiri ile etkileşimi söz konusudur [4]:

  • Alan Mühendisliği: Ürünlerin ortaklık ve farklılıklarının belirlenip tanımlandığı YÜH mühendisliği sürecidir. Tanımlanan ortaklık ve farklılıklar, üretim bandının temelini oluşturur.
  • Uygulama Mühendisliği: YÜH’nın alan değerleri (domain artefacts) ve farklılık tanımlarından yararlanarak ürünlerin oluşturulduğu YÜH mühendisliği sürecidir.

Bu iki süreç belirli döngülerle birbirlerini besler ve geliştirir. Aşağıdaki şekil söz konusu döngüleri ve süreç adımlarını göstermektedir.

spl_cycle

YÜH tasarımı hakkında daha fazla detay bu yazı kapsamı dışındadır. Başlangıç aşaması için, M. Matinlassi’nin farklı YÜH tasarım yöntemlerini (KobrA, FAST, FORM, …) karşılaştırmalı olarak incelediği belge’ye [5] başvurulabilir.

 

[1] P. Clements, L. Northrop, (2001), “Software Product Lines: Practices and Patterns”, Addison Wesley.

[2] Jan Bosch, (2000), “Design and Use of Software Architectures”, Addison-Wesley, ACM Press Books.

[3] C. Krueger, (2002), “Eliminating the adoption barrier”, IEEE Software, Volume 19, Issue 4.

[4] K. Pohl, G. Böckle, F. van der Linden, (2005), “Software Product Line Engineering”, Springer.

[5] M. Matinlassi, (2004), “Comparison of Software Product Line Architecture Design Methods: COPA, FAST, FORM, KobrA and QADA”.

UYMK 2008

Bu sene ikincisi düzenlenecek olan Ulusal Yazılım Mimarisi Konferansı (UYMK),  11-12 Eylül 2008 tarihlerinde İzmir'de gerçekleştirilecek. UYMK, iki senede bir düzenleniyor ve ilk konferans 2006 yılında İstanbul'da Yıldız Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilmişti. Bu seneki ev sahibi ise Ege Üniversitesi.

Konu başlıklarını içeren bildiri çağrısına buradan erişebilirsiniz. Özetlerin gönderimi için son tarih 7 Nisan 2008.